|
SINAV SONUÇLARININ
DEĞERLENDİRİLMESİ
Öğrencilerimiz-velilerimizle ortak bir dil oluşturma
adına sınav sonuçlarını değerlendirirken göz önünde
bulundurmanız gereken konuları sizlerle paylaşmak
istiyoruz;
-Öğrencinin sınav
sonuçlarını önceki sınavlarla kıyaslarken beklenen,
ilgili alandan aldığı puanda yükselme olmasıdır.
Değerlendirme yaparken sadece puan anlamında
değerlendirmek yanlış olabilir. Puanın yanı sıra
öğrencinin sınıf sırası ve dershane sırasındaki
değişikliklere de bakmamız gerekir. Çünkü o sınavda pek
çok öğrenci zorlanmış ve puan olarak yükselme
gösterememiş hatta puanı düşmüş olabilir.
-Öğrencinin derslere göre
durumunu değerlendirirken bir derste yanlış sayısı doğru
sayısından fazla olabilir. Bu durum öğrencinin emin
olmadığı sorulara yanıt vermesinden kaynaklanabilir.
Öğrenci bir konuyu hiç bilmiyorsa o konuyla ilgili
soruları boş bırakması faydalıdır. Aksi takdirde yanlış
yapma ihtimali oldukça yüksektir. Konuyu az biliyorsa
şıklar arasında kararsız kalıyorsa bu da tehlikeli bir
durumdur. Burada yapılması gereken bir sonraki sınava
kadar eksik olan bölümleri tamamlanmasıdır. Aksi
takdirde yanlışlar doğruyu götürdüğü için net sayısının
azalmasına neden olacaktır.
-Öğrencinin peş peşe
yanlışları olabilir. Eğer bu yanlışlar sınava başlanan
bölümde ise öğrencinin heyecanlandığı için zihnini
toparlayamamasından kaynaklanabilir ya da sınavın
ilerleyen dakikalarında konsantrasyonun dağılmasından,
kaygı düzeyinin artmasından (öğrencinin kendi kendine;
sorular çok zor yapamayacağım, istediğim puanı
alamayacağım, kazanamayacağım gibi iç sesler
oluşturmasından) kaynaklanabilir.
-Deneme sınavı sonuçları
ne kadar sağlıklı değerlendirir ve bir sonraki deneme
sınavına kadar yapılacak çalışma konusunda kararlar
alınırsa, başarı artarak devam edecektir. Birdenbire çok
büyük değişiklikler beklemek gerçekçi olmaz. Küçük ama
emin adımlarla ilerlemek daha sağlıklı ve güvenilir
sonuçlar getirir. Her sınavda bir önceki hataları
düzeltebildiğinde öğrenci gerçek sınav için iyi bir
hazırlık sürecini tamamlamış olacaktır.
-ÖSS ve OKS gibi zamana
karşı yarışılan sınavlarda dikkat ve konsantrasyonun
önemi tartışılamaz. Bilgi ne kadar tam olursa olsun
öğrenci süresi belirli bir sınavda dikkat ve
konsantrasyonunu bilinçli bir şekilde sürdüremiyorsa
gerçek performansını ortaya koyamaz. Konsantrasyonu
sağlamada zihnin belirli bir konu üzerinde odaklanması
kadar bedenin de odaklanması çok önemlidir. Çünkü belli
bir pozisyonda uzun süre kalmak kasları gerer ve kan
dolaşımını zorlaştırır, bu da beyne az kan gitmesi,
beynin yakıtsız kalması demektir. Bu nedenle çalışmalar
sırasında ve sınav sırasında öğrenci tarafından
belirlenecek periyotlarda beden duruşunun değiştirilmesi
etkili olacaktır.
-Zihinsel kalıplarımız
bize hayatta karşılaşacağımız problemlere karşı belli
bir yaklaşım yolu öğretir. (Yılandan kaçmak, ateşe
yaklaşmamak vb.)Biz bunu öğreniriz ve bu yaklaşımı diğer
problemler için genelleştiririz. Deneme sınavlarında da
durum böyledir. Öğrencilere problemin çözümü için belli
bir yaklaşım yolu öğretilir. Problem çözme becerisini
tam olarak kazanamayan öğrenci alışkanlıklara takılıp
kaldığı için farklı bakış açılarını görememekte bu da
sınavda dikkatsizlik diye tanımlanmaktadır.
-Ayrıca öğrencilerin
kafasında belirli konulardaki sorular kolay-zor gibi
kalıplar bulunmaktadır. Sınav sırasında kolay görünen
sorularda daha yoğun dikkatsizlik gözlenmektedir. Bunun
nedeni öğrencinin soru tipine hakim olması nedeniyle
dikkatini yoğunlaştırma gereği duymamasıdır.Eğer evde
yapılan sorular kolay-zor gibi gruplandırılmadan her
soru tipine eşit önem verilirse bu sıkıntı ortadan
kalkacaktır. "Nasıl olsa biliyorum" rahatlığı
dikkatsizliğe neden oluyor. Kalıplaşmış otomatik soru
çözme alışkanlığımız ile hata yapıyoruz.
-Yaşamdaki en küçük
olgular için bile hedef belirlemek gerekir. Sınava giren
bir öğrencinin sınav stratejisini belirlemesi süresi
belli bir sınavda dikkatini toplamasını
kolaylaştıracaktır. Öğrencilerimizin deneme sınavlarında
kendileri için en uygun olan sınav stratejilerini
deneme-yanılma yöntemiyle bulmaları gerekmektedir. Çünkü
sınav stratejisi bireysel özelliklere göre
belirlenmelidir. Gerçek sınavda daha önce denenmemiş bir
yöntemin denenmesi çok risklidir.
-Sorunun gerçekten neyi
sorduğunu anlama; Öğrencilerin sınav sırasında yaşadığı
en temel sıkıntılardan biri okuma hataları ya da eksik
okumadır. Bu noktada öğrencilerin yapması gereken
sorunun tam olarak ne istediğini anlamadan cevaplamaya
geçmemektir. Soruyu okurken belirleyici noktaların
altının çizilmesi dikkatin yoğunlaşmasını sağlayacağı
için hata yapma oranını azaltacaktır.
ÖSS ve OKS sınavları
hazırlığın uzun bir süreç gerektirdiği sınavlardır. Bu
süreçte zaman zaman beklentilerin karşılanamaması,
umutsuzluk, yorgunluk, isteksizlik gibi sıkıntıların
yaşanması normaldir. Önemli olan hızlı ve ani çıkışlar
yakalamak değil, birbirini tamamlayan sistemli bir çaba
göstermektir. Bu uzun ve zorlu maratonu sistemli ve
sabırlı davranarak aşmak mümkün olacaktır.
Kaygının zihinsel süreci olan "endişe"
ile başa çıkmak için gerçekçi ve olumlu düşünme biçimini
benimsemeye çalışırken, bedensel süreci olan "yoğun
uyarılma" ile başa çıkmak için de gevşeme egzersizleri
yapmayı deneyebilirsiniz. Eğer kendi zihninizin ürettiği
bu olumsuz düşüncelerin tutsağı olmaktan kurtulursanız,
endişelerinizin azaldığını ve artık bedeninizden gelen
sinyalleri de, eskisi kadar olumsuz yorumlamadığınızı
göreceksiniz. Ayrıca bunların, sınav öncesinden sınav
sonrasına doğru, aşama aşama kendiliğinden kaybolduğunu
fark edeceksiniz. |